sayı: beş

kuzey yıldızı - alparslan nas

En büyük hatam fenersiz esen fırtınanın ağzıma soktuğu kum taneciklerini yutmamak oldu. Oysa nefretim gibi boğazımda biriken balgamı da insanların suratına tükürebilirdim.

En büyük aşkım dört duvar arasında kaldığım zamanlardan armağan tükenmez kalemimdi. Bir de odamın dört bir yanındaki eskilerden kalma bir yığın mektup — sana yazdığım ama gönderemediğim.

En büyük umudum kalemimi kâğıda dokundurup öylece mürekkebin bitmesini beklemekti. Bu sayede kâğıdın aşka geçirgenliğini kanıtlayacaktım. Çünkü kalem şairin hayallerinden gerçeğe yolculuğunda destek aldığı bastonudur.

En büyük özelliğim olabildiğince saf hayallerimde —herkese rağmen— kendimi yazmaktı. Umutlarıma inadımı, kayaları delen bir incir ağacının köklerinde saklamıştım. Böylece her umudumu hayallerimden saymayacaktım.

En büyük sırrım —saklayamadığım— seni sevdiğimi düşündüğümden emin olup olmadığımdı. Ne var ki toprağın kokusu ve demirin tadı beni şüphelerimden arındırdı.

*** - şerif ağayar

bu otların
bu ağaçların
bu yaprahların
nefes aldığını düşhünmeyin
vehimelenir adam

indi gel inandır meni
nefes alanın yaşhamadığına
yaşhayanın duymadığına
duyanın sevmediğine

…güneşhin aleyhine düşhünmeyin
qaranlıq gecelerde
ulduzlar habercidir

her martı bir uçuştur - ulaş nikbay

her martı bir uçuştur katlanmış denizi göğe asmaya
yorulmuş ömür kanatlarının nakışıdır yolculuk
engin mavinin dingin konukluğunda

taşımasından mı dilimizdeki yara
geçmişten sözcükleri gelecek kuyusuna

nergisleri köksüz öksüz ağıttan dileğe sığınmak
bilmem şiiri böyle mi tanımlasak

nokta kadarız sonsuz evrende küçük
ikimizi toplasak iki noktanın devamı
belleğimden süzdüğüm her sözcük

her martı bir uçuştur yine de
beş beden büyük kanatlarla
katlanmış denizi göğe asmaya

tezer - gökçe polatoğlu

bu yazıyı yazmak çok zor olacak biliyorsun. bütün kitaplarını yüzüncü kez okumam, gökyüzüne ve o kelebeğe bakarak mutlu gezintiler yapmam gerekecek. harfler bile değişiyor. araya senden cümleler serpiştirmem gerekecek. ama bütün bunlar için yeterince vaktim yok artık. artık defterimin kapağını bile açamıyorum. senin onca şeyi bir arada nasıl yaptığına şaşırıyorum.

oysa aynı yerlere gidecektik. belki aynı fincandan kahve içip, aynı şeyleri düşünecektik insanlara bakarken. cafe piatti! tepeler vardı. her şey hazırdı. yalnız başıma. her zaman yalnız. gidecektim. zaman hepimizi yiyor.

seni tanımak… tezer özlü’yü tanımak… ölüme daha yakın bir kıyıda oturup gelen geçene gülümseyerek bakmak.

sana dair - tayfun ışıldar

Sabah deniziniz güzel koksun diye
Gece
Ölen bir aşkın çiçeklerini attım.
Mavinize

betimleme - mehmet köz

Gözlerin kuğuların yüzmesi
Sesin bir köy evinde uyumak

Ellerin ürkekliğin simgesi
Saçların bir rüyaya uyanmak

Ihlamur görür, gül duyar
Onları koklamak; seni koklamak.

İçeriği paylaş