Edward Hallett Carr 'Komintern ve İspanya İç Savaşı'nda, Komintern'in İspanya'daki devrim-karşı devrim sürecine yaklaşımını, oraya gönderdiği Komintern görevlilerini ve burada kullandığı yöntemleri irdeleyerek, bir anlamda...
21. Ankara Uluslararası Film Festivali'nde ödül kazanan çalışmalar belirlendi. En İyi Film ödülüne Aslı Özge'nin "Köprüdekiler" filmi layık görüldü
29. İstanbul Film Festivali'nin biletleri bugün satışa çıkıyor. 3-18 Nisan tarihleri arasında yapılacak festivalin yaklaşık 200 filmlik programından 50 film seçtik. Festival programını şimdiden yapmak isteyenler için
Ama deniz ölçüldü
ve karaya zincirlendi.
Ve kara ölçüldü
ve denize zincirlendi.
Vinçler sundular,
sıska melekler,
hesapladılar
feryatlarını dul denizkızlarının,
öngördüler,
tedirgin kıpır kıpırlığını şamandıraların,
çizdiler
labirent rotalar dünyanın dört yanına.
Minotaurus gemiler
yaptılar.
Beş anakarayı keşfettiler
Kara ölçüldü
ve denize zincirlendi
Ve deniz ölçüldü
ve karaya zincirlendi.
Bir tek şey kaldı geriye,
kanalın üst başında küçük bir ev.
Usul usul konuşan bir adam,
gözleri dolu dolu bir kadın.
Sadece bir fener kaldı,
masanın anakarası,
bir masa örtüsü, uçmayan bir [...]
- LEVENT CANTEK
Suat Gönülay'ın hikâyelerinde hayatın asal rutini alçaklıktır. Acıma hissi geçicidir, sahici değildir. İyiliğe dair her şey yok olmaya mahkûmdur. Garip bir biçimde hemen hiçbir karakterin geçmişi yoktur; hep yeni olana özlem duyarlar, zengin olmak, sınıf atlamak, takdir görmek veya alkışlanmak isterler. Sonu gelmez bir oluş hali içinde yaşarlar
- GÖRKEM YELTAN
'Ama Bana Lazım!'ın derdi hikâyeyi doğru anlatmak. Saçma sapan konuşup çocuğa yukarıdan bakan insanları değil, işinin erbabı oyuncuları, müzisyenleri görüyoruz sahnede
- ASLI TOHUMCU
Müge İplikçi ilk çocuk kitabı 'Uçan Salı'da Kadıköy'deki eski Salı Pazarı'nı mesken tutuyor. Hayalci bir kız olan Sibel, uçma hayalleri kuruyor ve bazen de karıştırıyor hayalle gerçeği. Bir arife günü annesi ve kardeşleriyle Salı Pazarı'na alışverişe gittiğinde, kalabalık yüzünden annesini kaybedince yüreği ağzına geliyor. İplikçi yarattığı babaanne karakteriyle çocuk kitaplarında hasret kaldığımız bir gerçeğe dikkat çekiyor
- NEHİR MERAL G.
Uluslararası popüler müzik incelemeleri derneğinin Türkiye komitesi başkanı olan Ayhan Erol, 'Müzik Üzerine Düşünmek' kitabında dilin kökeni üzerinden müziğin kökenine, sosyal yapı ve iletişim amaçlı dil müzik ilişkisine, müziğin kökenlerine arkeolojik bulgularla yaklaşmanın yöntemleri üzerinde duruyor
- HALUK HEPKON
Orhan Koloğlu kendisiyle yapılan söyleşide son yıllarda bir hayli moda olan medyatik tarihçiliğe ve bu tuhaf tarihçiliğin yöntem ile araçlarına değiniyor. Bu değinmeler esnasında Koloğlu okuyucuyu tarih ve tarihçilik alanındaki önemli tartışmalardan da haberdar ediyor. Bunlar arasında neler yok ki?
- ELİF TÜRKÖLMEZ
Nedir nostalji? 'Yurt özlemi' tanımına sıkıştırılabilecek ve tıbbi terimlerle ifade, ilaçla tedavi edilebilecek bir çeşit hastalık mı? Yoksa iflah olmaz romantiklere dadanan şifasız bir lanet mi?
- ÖMER F. OYAL
'İbrani Mitleri', Eski Ahit'te yer bulan Musa öncesi söylenceleri tek tek ele alıyor. Eski Ahit tamamlandıktan sonra dahi bu mitlerin nasıl durmaksızın yeni boyutlar kazandığı gözler önüne seriliyor
Meraklıydım. Tarihi çok seviyordum. Kendime yazarlar arıyordum. Ama, 'Devlet Ana'nın ilk şahsi kitap olarak önüme çıkmasında güçlü bir iddia yatıyordu. Hacmiyle olduğu kadar ismiyle de iddialıydı. Ben de yazar olacaksam, iddialı yazar ve eserler okumalıydım. Bu vitrinde devlet kadar ihtişam taşıyan kitaptan daha iyisini mi bulacaktım?
Kemal Tahir; romancı, edebiyatçı, yazar... Bunların yanına düşünür, üretken, özgün, muhalif, karizmatik gibi sıfatları da ekleyebilirsiniz.
Türk edebiyatının ve entelektüel hayatının en büyük ve en etkili kalemlerinden Kemal Tahir'in doğumunun 100. yılı kutlu olsun!
- SEMİH GÜMÜŞ
Kemal Tahir romanı, yazarının ideolojik-tarih anlayışının gölgesinde kalan, yazınsal niteliği zaman içinde eskimeye yazgılı bir romandır. Gelgelelim, farklı dünya görüşlerine sahip okurların tümünün ilgisini çekiyor, sürekli okunuyorsa, bunun nedenleri edebiyatın hangi özellikleriyle popüler kültürün ilgi alanına girebileceğine de ışık tutabilir
- SELİM İLERİ
Memet Fuat'ın -bence göze çarpmamış- bir kitabı var: Unutulmuş Yazılar. 1986 yılında Broy Yayınları yayımlamıştı. 113. sayfada 'Bir Konuşma' yazısı yer alır. 'Bir Konuşma' Yeni Ufuklar dergisinin Nisan 1960 tarihli sayısından Unutulmuş Yazılar'a alınmış.
- A. ÖMER TÜRKEŞ
Kemal Tahir'in etrafında kopan tartışmaların temelinde ileri sürdüğü tarih ve toplum tezleri yatar. Bütün bu tezlerini romanlarına dökmüştü. Her ne kadar Batılılaşmanın karşısına Doğulu kimliğimizi ve geleneği koysa bile, her türden cinsel yönelimiyle canlandırdığı Türk milletiyle, zenginliklerini Ermeni mallarının yağmasından edinen yeni zenginleri teşhiriyle ve Marksist tarih anlayışına bağlılığıyla milliyetçi maneviyatçı çevreler için de sağlığında- sevimli bir yazar/düşünür tipi değildi
- TUNA KİREMİTÇİ
'Güle Güle ki Tarif Edemem' derinliğini, Alişan Çapan'ın anılarını, onları yaşadığı zamanki duygularına sadık kalarak anlatmayı başarmasıyla kazanmış. İsterseniz evde deneyin, göreceksiniz: Pek kolay değildir bu. İnsan geçmişten bahsederken gözü sık sık şimdiki zamanın ölçütlerine kayar, dirhemler çaktırmadan yer değiştirir ve bir de bakmışsınız didaktik bir metin olup çıkmış elinizdeki
Ömer Erdem şiiri, lirizmiyle, çoğunluğun ortalama algısının dışındaki ilginç eğretileme, alışılmadık bağdaştırma ve imgeleriyle sözü edilmeye değer bir şiirdir
- TÜLİN ER
'Hep Yazmak İsteyenlerin Hikâyeleri'nde, neredeyse şiire yaklaşan, rafine bir anlatım benimsenmiş. Fatih Özgüven, bütün cümlelerin fazlalıklarını ince ince budayıp, az konuşan ama çok anlatan öyküler yazmış. Kitaptaki dil işçiliği, ince bir elişi gibi... Okuduğu sahnelerin detaylı bir şekilde betimlenmesine alışkın okur, bu üslubu başta yadırgayabilir
'İstanbul'da Aşktan İkmale Kalanlar' son derece insani duygularla ve açık yüreklilikle yazılmış, yazar egosunun mümkün mertebe tırpanlandığı bir roman. Otuz yıla aşkın süredir aşk üzerine yazan Atilla Birkiye aşk dersi veren bir hocanın hikâyesini anlatarak aşka farklı yorumlar getiriyor